Üzülme!
Dert etme can!
Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan
Ne mutlu sana!
Elinde olmayanları
söyleme bana
Elinde olanlardan
bahset can!
Üzülme!
Geceler hep kimsesiz
mi geçecek?
Gidenler dönmeyecek
mi?
Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede
Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış...
Bil ki! Güzellikler de var bu hayatta...

* Mevlana

9 Kasım 2011 Çarşamba

Melek Ata Ülkesi...

http://fizy.com/#s/16xlih ( yeni sekmede açınız lütfen yoldaşlarım)
Canım Melek Atatürk’üm;
Evet, sen bir asker meleksin ülkemize doğan, bizi karanlıktan ışığa çıkartan, puslu, sisli, bulutlu ülkemizi güneşe kavuşturan, güzeller güzeli bembeyaz bir meleksin.
İşte o yüzden hiçbir ülke vatandaşının liderine duymadığı sevgiyi, sadakati, saygıyı duyuyoruz sana. Evet, dünyaya doğmuş tek gerçek lidersin Atam. Liderliğin sevgi, şefkat, sadakat olduğunu bütün insanlık senden öğrendi. Sen toprağını, insanlarını sevdin, sadık kaldın, Atam. Topraklarında hırsın, adaletsizliğin, ayrımcılığın, kulluğun hüküm sürmesine izin vermedin. Ülkemde sevgi, adalet, eşitlik, demokrasi yani sözün halkta olduğu bembeyaz bir ülke yarattın. Evet sen bir ulu yaratıcısın. Bugün bu ülkede Kürt’ü Türk’ Ermeni’si, Rum’u ve niceleri eşit haklara sahipse, istedikleri gibi özgürce yaşıyorsa sendendir, bize bir olduğumuz hatırlattığındandır Atam. Bugün ben senin gösterdiğin yolda inanarak yürüyen bir öğretmen olarak özgür bir ordu yetiştirebiliyorsam, düşüncelerimi, isyanlarımı, istediklerimi dillendirebiliyorsam sendendir. Kul olmadığımı, köle olmadığımı, efendi olduğumu biliyorum canım Atam. İsyanı, hayır deme cesaretini senden aldım ve şimdi geleceğimiz olan dev Atatürk ordusuna aktarıyorum. Bizler sevgi, adalet, özgürlükçü ordularımızı yetiştirdikçe; Senin öğretilerin her daim yaşayacak;. Bu ordular her daim bu topraklarda sevgi yeşertecek.  Bizi kul, köle, tek tip yapmaya çalışan iç düşmanlara karşı duracak ve sevgi kalelerin yıkılmayacak. Bu ülkeye getirdiğin o parlak, sıcak güneş her daim üzerimizde olacak ve bize engel çıkartanları yakıp, kavuracak. Çünkü sevgi her şeyi yener. Şu dünyadaki tek gerçek duygu sevgidir. O da sensin. Sevginin üzerinde hiçbir şey yoktur Canım Melek Atam.
Rengini şehitlerimizin kanlarının renginden alan yüce ulu bayrağımız her daim göklerde süzülecek ve o kanlar bize can verecek.
Özgürlükçü, eşitlikçi, demokrat ve laik, yani bir Atatürk olarak ben, sana söz veriyorum sen her daim kalbimizde, özümüzde yaşayacaksın ve ülkem sonsuza kadar laik kalacak!
Seni seviyorum ülkemin bembeyaz parlak sevgi meleği Atam!
Ve şimdi hep birlikte gönülden Atamızı hala yaşattığımızı ona duyurma vakti !


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler


Osho

‎''Kişinin her zaman doğru yolda gideceğinin garantisi
yoktur. Birçok kere birçok şey insanları yanlış yola yönlendirir çünkü doğru
kapıya gelmek için birçok kere yanlış kapı çalınır. Hayat böyle...

Eğer ilk seferde doğru kapıya rastlanılırsa onun doğru
olduğu anlaşılamaz. Her yer, her şey kırmızı olsa başka hiç bir renk olmasa
kırmızının ne olduğunu kimse bilemezdi. O yüzden son tahlilde hiç bir çaba
boşuna değildir. Her çaba kişinin gelişiminin doruk noktasına ulaşmasına katkı
yapar. İnsan asla kararsız olmamalı... Yanlış yola sapmak endişe yaratmamalı.
İşte bu önemli bir sorundur. İnsanlara asla yanlış bir şey yapmamaları
öğretiliyor.

Onlar yanlış bir şey yapmaktan o kadar korkuyorlar ki, hiç
bir şey yapmıyorlar, hareket kabiliyetini yitiriyorlar. Mümkün olduğu kadar
hata yapın. Ama bir şeyi unutmayın. Aynı hatayı tekrarlamayın. O zaman gelişirsiniz.
Yoldan sapabilmek özgürlüğünüzün bir parçasıdır. Bu doğru, bu yanlış diye bir
şey yok. Hayat o kadar kesin değil, onu bu kadar kolay etiketleyip
sınıflandıramayız. Hayat her şişenin etiketli olduğu ve neyin ne olduğu bilinen
bir eczane değildir. Hayat bir gizemdir, her an tetikte olunmalıdır. Neyin
doğru neyin yanlış olduğu hakkında önceden hazırlanmış yanıtlara güvenilemez.
Hayat çok hızlı ilerler dinamiktir, iki an asla birbiri ile aynı değildir, o
yüzden bu anda doğru olan bir şey, bir sonraki anda doğru olmayabilir. Bu
değişen hayata nasıl tepki verileceğine kişi o anda karar vermelidir.

Hayat böyledir..
Onun için hazırlık
yapamazsın..
Onu hazır bir şekilde
bekleyemezsin..
Güzelliği bu, anlamı
bu.
Her zaman şaşırtır ve
sürprizlerle gelir.
Her anın sürprizlerle
dolu olduğunu ve önceden hazırlanan hiç bir yanıtın uygulanabilir olmadığını
görürsün...
Eğer gözlerin varsa…''


UBUNTU :)

UBUNTU :)
Afrika'da çalışan bir Antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir, ağacın altına koyduğu meyvalara ilk ulaşanın ödülü o meyvaları yemek olacaktır.Onlara "hadi, şimdi başlayın birinci olan ödülü alacak" der.O anda bütün çocuklar elele tutuşur, koşup ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyvaları yemeye başlarlar. Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu yanıtı verirler; Bu UBUNTU'dur. Nasıl olurda diğerleri mutsuz iken birimiz o ödülü yiyebilir ki ? Ve UBUNTU'nun anlamını açıklarlar onların dilinde UBUNTU "Ben biz olduğumuz için ben'im" demekmiş

Bob says

Bob says
Onun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da; hatta bir tanesi de, daha önce aşık oldu, tekrar olabilir. Ama şu an seni seviyorsa daha ne olabilir ki? Tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil ve ikiniz birlikte asla mükemmel olamayabilirsiniz. Ama şayet o seni güldürebiliyorsa, iki kez düşündürebiliyorsa kabul edersin ki; insanlar hata yapar onu seninle tutmaya çalış ve ona verebileceğin herşeyi ver. Seni günün her anında düşünmüyor olabilir ama sana kırabileceğini bildiği bir parçasını verecektir. Kalbini. Yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye kalkma ve verebileceğinden fazlasını bekleme. Seni mutlu ettiğinde gülümse, kızdırdığında fark etmesini sağla ve yokken özlediğini bil.
Dünyayı daha kötü hale getirmeye çalışanlar bir gün bile durmazken, ben nasıl durayım?

Ömer Hayyam;


Evvela;

Benim rızam olmaksızın

Dünyaya getirildim.

Hayatta;

Hayretimden başka bir şeyim artmadı

Sonra yine elimde olmadan

Bu dünyadan göçeceğim

GELMEKTEN, KALMAKTAN, GÖÇMEKTEN

Maksat ne?

Hala anlamış değilim!

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı