
Evlenmek
Ne Garip değil mi? Ya da bana öyle gelmekte. Neden iki insanın bir araya gelmesine evlilik denmiştir? O zamanlar için en uygun kelimeydi belki de; yeni ev açma, iki kişinin bir çatıda yaşaması. Bugün ise çok farklı.
Mesela ben evlenmem ki! Benim evim var, kendi evim. Neden sevgimi evle sınırlandırayım ki.
Dünün terimi bugün hala geçerli gibi ama benim için değil. Sevgi ve Aşkla, kadınla erkeğin bir araya gelmesi evle mi sınırlıdır?
İşte sınır. Sınırlarımız var. Aşk ve sevgiyi de evin içine hapsediyoruz tıpkı bütün duygularımızı içimize zincirlediğimiz gibi. Birine âşık oluyoruz ya da seviyoruz, hop evleniyoruz. Aman Tanrım ne curcuna, isteme faslı, nişan, gelinlik, damatlık seçimi, ev tutma, evin eşyaları, nikâh günü alma, evin içini düzme, tabi bir de düğün faslı var.
Bunların içinde en önemlisi nikâh. İmza atıyoruz ve şirketleşiyoruz!
Duygumuza sanki bir değer biçiyoruz, işte o an en değerli şeyimizi sevgimizi sınırlandırıyoruz. Aslında suç imza da değil ona yüklediğimiz anlamda.
Oysa sevmek içimizdeki en sınırsız duygudur. Sevginin sınırı yoktur, sonsuzdur, evren gibi.
Ben bu saatten sonra sevgimi ne evle ne imzayla sınırlarım, sevgimi sınırsızca özgürce yaşarım.
Birini sevdiğimde içimdeki sevgiyi büyütürüm bir ağaç gibi, kök salar içimde bir çınar gibi. İşte o an en zengin kişi ben olurum. Ne eve ne imzaya ihtiyaç duyarım. Gönül evimi inşa ederim, yavaş yavaş tadına vara vara, her anını gerçekten yaşayarak. Gönül evim varken ve içi doluyken ben her yerde yaşarım, her yerde mutlu olurum. Ama gönül evim derme çatmaysa mutlu olacak başka şeyler ararım. Onlarla mutlu olmaya çalışırım. Çalışırım da olmam, olamam. Kendimi kandırırım. Rol yaparım şu dünyadaki bütün insanların yaptığı gibi ama roller bitmeye mahkûmdur. Oysa ben gerçek beni, sevgimi yaşarım. Öbür türlü neden evleneyim benim zaten güzel bir evim, düzenim var.
Gönül evimi inşa ettikten, sağlamlaştırdıktan sonra imza atarım belki ama başka anlamlar yükleyerek. Bu imza kendime vereceğim bir söz olur içimdeki sevgi çağlayanını kurutmamak adına. İşte o zaman benim evliliğim evrensel sevgi akit olur. Kaçımız bunu yapabiliyoruz? Ben öbür türlüsünü yaşadım. Mutlu olmadım sadece kendimi kandırdım. İnanın siz de mutlu değilsiniz. Sadece bir kaç dakikalığına içinizdeki sizle yüzleşin; bakalım size neler söyleyecek. Duyduklarınızdan sakın korkmayın, yüzleşin. Gerçek duygunuzla tanışınca canınız acıyabilir ama inanın siz zaten acı çekiyorsunuz sadece rol yapıyorsunuz mış muş gibi. Kırın zincirlerinizi.
Gerçek sevgiyle tanışın, büyütün onu içinizde. İşte o zaman bize hep öğretilen cennetle tanışacaksınız çünkü cennet Sevgidir Aşktır.
Hepimizin bir gün kendi cennetini yaratması dileği İle ,
Sizi Seviyorum kendimi, cennetimi sevdiğim gibi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder